ŞEYH CERRAH’TAN NABLUS’A: YOKSA YENİ BİR İNTİFADA MI?

System.Web.UI.WebControls.Label / ŞEYH CERRAH’TAN NABLUS’A: YOKSA YENİ BİR İNTİFADA MI? / ŞEYH CERRAH’TAN NABLUS’A: YOKSA YENİ BİR İNTİFADA MI? / hamaset.com.tr

29 Mart 2022 Salı

740 Görüntüleme

DÜNYA
Ali Abo Rezeg | FİLİSTİN

2021 Mayıs ayından bu yana Batı Şeria’da yeniden canlanan halk direnişinin arkasında hangi dinamikler var? Filistinlilerin işgal karşıtı protestoları yeni bir ayaklanmaya dönüşecek mi? Filistin yönetiminin iddiaları neden zayıflıyor? Ali Eburezzak’ın Middle East Monitor’de yayımlanan “İşgal Altındaki Batı Şeria’da Halk Direnişi Niçin Büyüyor?” başlıklı yazısı yazarın izniyle Hamaset tarafından çevrildi.

ŞEYH CERRAH’TAN NABLUS’A: YOKSA YENİ BİR İNTİFADA MI? / hamaset.com.tr

İsrail işgali altındaki Filistin topraklarının farklı bölgelerinde gerçekleşen kitlesel protestolarla Batı Şeria'daki en çalkantılı haftalar Ocak ayında yaşandı. Geçtiğimiz Mayıs ayında Doğu Kudüs'ün Şeyh Cerrah semtinde kanlı bir şekilde tırmanan gerilimden, Haziran ayından bu yana Nablus yakınlarındaki Beita köyünde düzenlenen haftalık protestolara ve Aralık ayında Burka'da patlak veren son çatışmalara kadar, Batı Şeria’da Filistinliler İsrail'in insanlık dışı ve yasadışı askeri işgaline meydan okumaya devam etmişti.

Bir grup İsrailli yerleşimci, Filistinlilere ait bir köyde yüksek bir tepeye doğru yasadışı bir yürüyüş yaptıktan sonra Burka’da çatışmalar çıktı. Köylüler, yerleşimcilerin araziyi işgal girişimine önceden itiraz etti. Filistinli aktivistler, yerleşimcilerin işgal girişimine karşı komşu bölgelerde yaşayan insanlara tepeyi savunmak ve saldırıyı engellemek için çağrılar yaptı.

EYLEMLER İNTİFADA DÖNEMİNİ HATIRLATTI

Topraklarını savunmak için bir araya gelen Filistinli köylülerin bu hareketi, birinci ve ikinci Filistin intifadalarına ait anıları hatırlattı. Burka'daki köylüler ve onlara destek verenler taş atmak, lastik yakmak, molotof kokteyli atmak ve cami hoparlörlerinden yapılan anonslarla harekete geçmek gibi iki büyük ayaklanmada görülen taktikleri kullandılar.

Batı Şeria'daki Filistinliler evlerine, arazilerine ve çiftliklerine yönelik yerleşimci saldırılarına karşı koyma konusunda cesaretli olduklarını gösterdi. Bu, tam bir ayaklanma olarak görülmese de tek seferlik bir protestodan daha fazlasına yol açabilir.

FİLİSTİN’DE 2021: SONUNDA YENİ BİR NESİL YÜKSELDİ

İsrail işgal güçlerinin ve Filistin topraklarında inşa edilen 200'den fazla yasadışı yerleşimdeki 620.000 Yahudi yerleşimcinin günlük saldırılarına karşı koymak için işgal altındaki Batı Şeria'da öncü gençlerin halk direnişinin yeniden canlandırılmasının arkasında belirli dinamikler var. 2018'de başlayan ve Büyük Dönüş Yürüyüşü olarak bilinen, Gazze Şeridi'nin İsrail sınırı boyunca bir yıldır devam eden protestolar, işgal altındaki Filistin topraklarında halk direnişinin yeniden doğuşunda çok önemli bir rol oynadı.

PROTESTOLAR REFAH SINIR KAPISINI AÇTIRDI

Haftalık yürüyüşler, 15 yıldır İsrail öncülüğündeki ablukanın sona erebileceğine dair Gazze'deki Filistinlilere umut verdi. İsrail'in acımasız ablukası altındaki acılarını hafifletmek için mekik diplomasisi başlatılırken Gazze’deki Filistinliler, bu tür halk direnişinin etkili olduğunu ve seslerinin duyulmasını sağladığını gördüler. Protestoların ardından Mısır, İsrail tarafından tam olarak kontrol edilmeyen ve Filistin’i dünyaya bağlayan tek kapı olan Refah sınır kapısını açtı.

Bu gösteriler İsrail üzerinde bir baskı oluşturdu. Böylelikle İsrail, Katar’ın yoksul Gazze Şeridi'ne mali desteğine izin vermek zorunda kaldı. İşgal devletinin tüm geçişleri açması ve 2007'den beri uyguladığı önlemleri hafifletmesini sağlamak üzere Filistinlilerin eline koz geçmiş oldu. Bu model Batı Şeria ve Kudüs'teki Filistinliler için de ilham kaynağı oldu.

1948’DEN BERİ İLK KEZ BÜTÜN FİLİSTİNLİLER BİRLEŞTİ

İsrail'in geçen Mayıs ayında Gazze'de Filistinlilere yönelik askeri saldırısı ve buna eşlik eden ciddi gelişmeler, Batı Şeria'da devam edegelen halk direnişinin arkasındaki başka bir dinamiği ortaya çıkardı. 11 günlük bombardıman sonrasında Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistin toplulukları 1948'den beri ilk kez İsrail'de ve diasporada yaşayanlarla birleşti. Bütün Filistinliler kendilerini aynı amaç uğruna yani işgal altında olan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'yı ve Şeyh Cerrah mahallesini korumak için mücadele ederken buldular.

ÇATIŞMANIN TEMEL SEBEBİ FİLİSTİN DİRENİŞİ Mİ?

İsrail'in Ramazan ayında Mescid-i Aksa'da ibadet eden silahsız Filistinlilere yönelik saldırıları sadece tüm Filistinlileri öfkelendirmekle kalmadı, aynı zamanda çatışmanın temel nedenlerinin yeniden gündeme gelmesine de yol açtı. Bu, İsrailli ve Batılı politikacıların ve medyanın bizi inandırmaya çalıştığı gibi Filistin’in haklı direnişi değil; İsrail’in Filistin halkını her yerde hedefe koyan işgalci ve ırkçı politikalarıdır.

Mescid-i Aksa, Filistinlilerin Müslüman, Arap ve ulusal kimliğinin kalbinde yer almaktadır. İsrail'in bu kutsal yerde yaptığı saldırılar, Filistinli gençlerin işgal karşıtı söylemi yeniden canlandırmasını etkiledi.

FİLİSTİN YÖNETİMİ ZAYIFLIYOR

Bütün bunlar, Filistin Yönetimi'nin Batı Şeria üzerindeki hâkimiyetinin zayıfladığını gösteriyor. Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas'ın uzun süredir ertelenen seçimleri, İsrail Kudüs'te seçim yapılmasına izin vermez, bahanesiyle yeniden ertelemesi de yönetimdeki zayıflığın en önemli göstergelerindendir. Filistin yönetiminin itibarı, Filistinli muhaliflerin ünlü ismi Nizar Banat'ın, Filistin yönetimine ait güvenlik görevlileri tarafından dövülerek öldürülmesiyle daha da zedelendi.

Geciken barış süreci ve İsrail'in Batı Şeria'daki yayılmacı politikalarına karşı muhalefetin olmaması, Filistin yönetiminin iddialarını zayıflattı ve güvenlik güçlerinin imajını zedeledi. Sonuçta Filistin yönetimi ve İsrail arasındaki güvenlik koordinasyonuna derhal son verilmesi çağrıları yapıldı. Bundan sonra Batı Şerialı aktivistlerin günlük yerleşimci saldırılarına farklı çözümler araması şaşırtıcı olmayacaktır.

Her etkiye karşı bir tepki vardır. Tüm Batı Şeria'nın “Yahudi” olması gerektiğine inanan aşırı sağcı hükümet ve İsrail’in yerleşimci saldırıları sürdükçe işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin direnişi de devam edecek.

Bu protestoların nereye kadar tırmanacağını kimse bilmiyor. Gerçek şu ki, halk direnişinin işe yaradığına ve büyümeye devam edeceğine inanan yeni bir Filistin nesli var.

 



Yazara Ait Diğer Yazılar

DİĞER YAZILAR


Haritalar ile belirlenen sınırların ötesinde

2022 © Tüm hakları saklıdır.