Yazar: Nino Lezhava
Çeviri: M. Hulusi Cengiz
Batı, etkisini ve ilgisini kaybederken Gürcistan'ın geleceğini anlamak istiyorsanız, Çin ile geliştirdiği ilişkiyi göz önünde bulundurmalısınız.
Gürcistan Rüyası hükümeti, seçimlere hile karıştırdığı iddiasıyla öfkelenen protestocuların yüz maskesi takmasını yasakladıktan sonra, onları Çin'in Dahua şirketi tarafından üretilen ve Washington tarafından insan haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle yaptırım uygulanan gelişmiş gözetleme kameralarıyla izledi.
Çin, Rusya'nın Gürcistan'ın bazı bölgelerini işgal etmesini resmen tanımıyor.
Ancak Çin heyetleri geçen yıl iki kez işgal altındaki Tshhinvali'yi ziyaret etti. Bir otomobil üreticisine yatırım yapmayı değerlendirdi ve Rus vekil rejimi tarafından kontrol edilen, kaynak açısından zengin bir bölge olan Kwais'teki kurşun-çinko yataklarını araştırdı.
Ayrıca Karadeniz'de Anaklia'da bir derin deniz limanı inşa ediyor. İhaleyi, ABD tarafından yaptırım uygulanan Çin İletişim İnşaat Şirketi'nin de içinde bulunduğu Çin liderliğindeki bir konsorsiyum kazandı. Çinliler, Tiflis ve Washington arasındaki onlarca yıllık stratejik ortaklığa rağmen, projede üstünlük sağlayacak kadar iyi bir zemin hazırlamıştı.
Bununla birlikte Çin, şirketleri için stratejik konumunu gerekçe göstererek Vaziani'de 1,2 milyar dolarlık yeni bir havalimanına ilgi duyduğunu da ifade etti. Ancak bu durum, Gürcistan hükümetinin Vaziani'yi önemli bir askeri havaalanı ve stratejik üs haline getirmek için ABD desteğini kabul etme kararına ters düşüyor.
Tüm bunlar, Avrupa'nın Ukrayna'ya ve kendi güvenliğine yönelik olası bir tehdide odaklandığı, yeni ABD yönetiminin ise gerçekten çok az ilgi gösterdiği bir dönemde gerçekleşiyor.
Çin için böyle bir endişe söz konusu değil. Aksine, Gürcistan'a olan ilgisi büyük. Avrupa ile Asya arasında bir köprü konumunda bulunan Gürcistan, Pekin'in 1 trilyon doları aşan Kuşak ve Yol Girişimi'ni (BRI) ilerletme planında hayati bir stratejik noktadır. Pekin, buradaki varlığını artırmak için her fırsatı değerlendiriyor.
Çin'in bölgeye yakınlığı ve Rusya'nın askeri varlığı nedeniyle ABD'nin daha doğuda KYG'ye (Kuşak ve Yol Girişimi) karşı koymak için daha az fırsatı bulunuyor. Bu nedenle Gürcistan'da, Orta Koridor'un kilit noktasında etki kurmak, ABD için bölgeye dahil olma konusunda nadir bir şans sunuyor.
Gürcistan'ın nüfusu Batı yanlısı olsa da hükümeti öyle değil.
Bir zamanlar demokrasinin işaret fişeği olan ülkede çok şey değişti. Tartışmalı parlamento seçimleri, yasadışı gözaltılar ve barışçıl protestoculara yönelik şiddetli baskılar, Gürcistan hükümetinin Atlantik’in her iki yakasındaki yönetimlerden izole edilmesiyle sonuçlandı.
Eski ABD yönetimi, Tiflis hükümetinin meşruiyetini sorgulamış ve iktidardaki Gürcü Rüyası Partisi'ne yaptırımlar uygulamıştı. Bu liderler şimdi Trump yönetiminin ilişkileri sıfırlayacağını umuyor. Çünkü Trump, Rusya yanlısı söylemler ve Çin ile İran'a yakınlık konularında daha az endişeli görünüyor.
Ancak henüz hiçbir şey kesin değil.
ABD ve Avrupa Birliği'nin tutumları ne olursa olsun, Gürcistan'ın otoriter hükümeti, totaliter Çin ile nerede durduğunu çok iyi biliyor. Pekin’in insan hakları konusunda hiçbir çıkarı bulunmuyor.
Demokratik dünya, Gürcistan hükümetine meşruiyet vermeyi reddederken, Çin Büyükelçisi, Başbakan ile iki kez görüşerek Ekim ayındaki tartışmalı seçimlerde elde ettiği zaferden dolayı partiyi alenen tebrik etti. Bu süreçte Pekin, ekonomik ve siyasi çıkarlarını derinlemesine yerleştirmeyi başardı.
Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, eski bir futbolcu ve Batı karşıtı bir siyasi partinin kurucularından olan Mikheil Kavelashvili'yi cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesi dolayısıyla tebrik eden sayılı dünya liderleri arasında yer aldı. Tebrik mektubunda Kuşak ve Yol Girişimi konusunda siyasi iş birliğinin önemi vurgulandı.
Pekin'in diplomatik atağı, sembolik tanımanın ötesine geçti.
Çin Büyükelçisi, ABD'nin Magnitsky yaptırım listesine dahil edilmesinin ardından Gürcistan İçişleri Bakanı Vakhtang Gomelauri ile görüştü. Tiflis ile kolluk kuvvetleri iş birliğini güçlendirmeye hazır olduğunu belirtti.
Bu durum, Çin-Gürcistan stratejik ortaklık belgesinde şu ifadelerin vurgulanmasıyla da örtüşüyor: Eşitlik, adalet, demokrasi, özgürlük ve BM Şartı'nın ortaklaşa desteklenmesi. Ancak gerçekte, her iki taraf da tek parti yönetimini benimsiyor ve ABD'nin kısıtlamalarını Gürcistan'ın içişlerine karışma olarak görüyor.
Şimdi Çin, Orta Koridor'un potansiyelinden faydalanmak için Gürcistan-Çin Bölgesel İş Birliği (GRCG) Birliği planlarını sürdürüyor.
Çin’in etkisine karşı koymak için stratejik bir varlık göstermek, demokratik ilkeleri uygulamak, kritik altyapıya yatırım yapmak, diplomatik ve askeri ortaklıkları güçlendirmek ve Pekin'in genişlemesini sınırlandırmak gerekiyor.
ABD, Gürcistan’daki nüfuzunu artırmak ve KYG’nin erişimini engellemek için bu kilit adımları atacak mı?
Kaynak: Avrupa Politika Analizi Merkezi (CEPA)
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Makalede temsil edilen görüşlerin sorumluluğu yazara aittir, söz konusu yazı ve görüşler Hamaset'in editoryal politikasını yansıtmayabilir.