Yazar: Osama Ahmad
Çeviri: M. Hulusi Cengiz
İran destekli Zeynebiyyun Tugayı ve Pakistan’ın ulusal güvenlik sorunu
Pakistan, 11 Nisan 2024 tarihinde İran destekli Zeynebiyun Tugayı'nı terörist grup olarak tanımlayarak yasakladı. Bu hamlenin, İran'ın Orta Doğu'daki vekalet savaşlarında savaşmak üzere kullandığı hoşnutsuz Pakistanlı Şiilerin İran tarafından devşirilmesini engellemeye yönelik bir çaba olduğu düşünülüyor.
Zeynebiyun Tugayı ile bağlantılı olduğu düşünülen kişiler, geçmişte Pakistan'ın önde gelen isimlerine yönelik saldırı girişimlerinde bulunmuş, ancak bu saldırılar oldukça küçük çaplı olmuştur.
11 Nisan 2024'te Pakistan hükümeti, İran destekli Zeynebiyun Tugayı'nı yasakladı ve terörist grup olarak tanımladı. Bu gelişme, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in 1 Nisan'da İran'ın Şam'daki konsolosluk binasına düzenlenen saldırıya cevaben İsrail'in “cezalandırılması gerektiği ve cezalandırılacağı” yönündeki uyarısında bulunmasından bir gün sonra yaşandı.
İsrail saldırısı binayı yerle bir etti ve aralarında iki generalin de bulunduğu yedi Devrim Muhafızları mensubu öldü. Pakistanlı yetkililer, savaşçıların İran tarafından İsrail hedeflerine karşı misilleme yapmak için kullanılabileceğinden endişe ederek Zeynebiyun Tugayı'nı yasakladı (Arab News Pakistan, 12 Nisan 2024).
Buna ek olarak, İslamabad, Zeynebiyun Tugayı'nın Pakistan'da aktif hale gelebileceğinden ve bunun ülkenin güvenlik sorunlarını daha da karmaşık hale getirebileceğinden endişe ediyordu. Pakistan, daha önce de İran destekli iki Şii militan grubu, Ensar-ül Hüseyn ve onun uzantısı olan Hatem-ül Enbiya'yı sırasıyla 2016 ve 2020 yıllarında yasaklamıştı.
Her iki durumda da bu gruplar, Pakistanlı Şii erkekleri Suriye'de savaşmak üzere silah altına aldıkları için yasaklanmıştı (Arab News Pakistan, 14 Nisan 2024). O dönemde bazıları Pakistan'ın İsrail yanlısı Batı'nın yanında yer aldığını düşünse de İslamabad'ın bu kararı, İran'la olan bölgesel stratejik rekabeti çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Pakistan'dan İşe Alım
“Hizbullah Pakistan” olarak da bilinen Zeynebiyun Tugayı, İran'ın Orta Doğu'daki vekalet savaşlarında savaşmak üzere Pakistan'da Şii nüfusun yoğun olduğu bölgelerde binlerce Şii erkeği silah altına aldı. Eski senatör Faysal Raza Abidi, Pakistan'ın GTV News kanalında katıldığı bir programda “Hizbullah ve Zeynebiyun Tugayı'ndan Kudüs'e ulaşan 40.000 savaşçıdan 233'ünün [Hayber Pakhtunkhwa Eyaleti'ndeki] Paraçinar gibi bölgelerden gelen Pakistanlı savaşçılar olduğunu” ifade etti (MinuteMirror, 12 Nisan 2024). Zeynebiyun Tugayı, Pakistan'ın Karaçi, Gilgit ve Quetta gibi diğer bölgelerinden de savaşçı devşirdi (The Arab Weekly, 16 Eylül 2018). İran, savaşçılara ideolojinin ötesinde, çoğu Pakistanlının bir yılda kazandığının neredeyse yarısı olan aylık 500-700 dolar maaş şeklinde maddi bir teşvik sundu (Arab News Pakistan, 14 Nisan 2024; World Population Review, erişim tarihi 15 Mart).
Zeynebiyun Tugayı, 2018'in altı aylık bir döneminde 1.600'den fazla Pakistanlı Şii savaşçıyı bünyesine kattı. Ayrıca, 2017 yılında yayınlanan bir Pakistan istihbarat raporu, Kasım 2016 ile Haziran 2017 arasında İran'a giden 4.000 Şii hacının Pakistan'a hiç dönmediğini ortaya koydu. İran'ın Şii hac ziyaretlerini Pakistan'dan Şii savaşçı devşirmek için bir kılıf olarak kullandığı biliniyor ve sonuç olarak bu 4.000 kişinin Zeynebiyun Tugayı'na katıldığından şüpheleniliyor (Pakistan Forward, 5 Ekim 2018). Bu durum, yıllar içinde İslamabad'ın İran ve Irak'tan dönen Şii hacılara baskı yapmasına neden oldu.
Pakistan için Sorun
Pakistanlı yetkililer, Şii aşırılıkçılığı ve özellikle de İran İslam Devrimi'nin Pakistan'a ihraç edilmesi olasılığı konusunda her zaman endişe duymuştur. İslamabad'ın korkuları, Pakistan'daki Zeynebiyun Tugayı ile bağlantılı militanların ve yardım kuruluşlarının faaliyetleri ile haklı çıkmaktadır. Örneğin, Quetta merkezli Noor Vakfı, Pakistan güvenlik güçleri tarafından İran'ın Pakistan'da bir dizi yıkıcı faaliyet yürüttüğü bir paravan olarak gösterildi. Soruşturmalar, Noor Vakfı ile İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) arasındaki bağlantıları ortaya çıkardı ve Noor Vakfı üyelerinin hayır işleri kisvesi altında IRGC için çalıştıkları iddia edildi. Noor Vakfı ayrıca Pakistanlı Şiiler arasında hoşnutsuzluğu teşvik ederek bu topluluklardan savaşçıların Zeynebiyun Tugayı'na katılmasına yardımcı oldu (Pakistan Forward, 2 Mayıs 2018).
Zeynebiyun Tugayı ile bağlantılı savaşçılar, Pakistan'da operasyonlar gerçekleştirdi ve daha sonra tutuklandı. İran'ın Pakistan'a yönelik hava saldırıları ve ardından Ocak 2024'te Pakistan'dan gelen misillemenin ardından Terörle Mücadele Dairesi (CTD), 2019'da Karaçi'de Pakistanlı üst düzey bir din adamı olan Müftü Taqi Usmani'ye suikast girişiminde bulunduğundan şüphelenilen Syed Mohammad Mehdi adlı bir Zeynebiyun Tugayı militanını tutukladı. Pakistan'ın önde gelen din âlimlerinden ve eski yüksek mahkeme yargıçlarından Usmani, suikast girişiminden kıl payı kurtuldu (Iran International, 22 Ocak 2024).
Usmani'ye yönelik girişim tek seferlik bir olay değildi. Örneğin, Şubat 2021'de CTD, “en çok arananlar” listesinde yer alan Zeynebiyun Tugayı militanı Syed Zakir Raza'yı tutukladı. Raza, İran'dan askeri eğitim almış, Pakistan karşıtı faaliyetlerde bulunmuş ve bir ay önce tutuklanan bir başka kötü şöhretli Zeynebiyun Tugayı militanı Abbas Cafri'nin yakın arkadaşıydı (Business Recorder [Pakistan], 2 Şubat 2021). Aralık 2020'de CTD, son altı yıldaki bir dizi cinayetle bağlantılı olarak Karaçi'de iki Zeynebiyun Tugayı militanını daha tutukladı (Arab News Pakistan, 28 Ocak 2021).
Sonuç
Zeynebiyun Tugayı'nın yasaklanması, İran ve Pakistan arasındaki ilişkileri bozma tehdidi oluşturan birkaç önemli olaydan biri olsa da İslamabad için mantıklı bir hamleydi. Eğer Zeynebiyun Tugayı savaşçıları Orta Doğu'da İsrail ya da Amerikan hedeflerini vurmuş olsalardı, grubun militanlarının büyük bir kısmının Pakistan'dan geldiği göz önünde bulundurulduğunda, Pakistan uluslararası alanda büyük bir utanç ve baskıyla karşı karşıya kalacaktı (The Media Line, 19 Ağustos 2024).
Daha da önemlisi, grup Pakistan'daki faaliyetleriyle Şii ve Sünni toplulukları karşı karşıya getirebilir ve mezhep çatışmalarını tetikleyebilirdi. Yasağın, Zeynebiyun Tugayı'nın Pakistan'daki faaliyetlerini engellemesi mümkün olsa da tamamen durdurması pek olası gözükmüyor.
Kaynak: jamestown
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Makalede temsil edilen görüşlerin sorumluluğu yazara aittir, söz konusu yazı ve görüşler Hamaset'in editoryal politikasını yansıtmayabilir.