İÇ SAVAŞIN ARDINDAN SUDAN İNSANİ KRİZLE BAŞA ÇIKABİLECEK Mİ?

System.Web.UI.WebControls.Label / İÇ SAVAŞIN ARDINDAN SUDAN İNSANİ KRİZLE BAŞA ÇIKABİLECEK Mİ? / İÇ SAVAŞIN ARDINDAN SUDAN İNSANİ KRİZLE BAŞA ÇIKABİLECEK Mİ? / hamaset.com.tr

18 Nisan 2024 Perşembe

154 Görüntüleme

DÜNYA
Hazırlayan:Haber Merkezi |

Sudan'daki yıkıcı çatışmanın patlak vermesinin üzerinden bir yıl geçti. Ordu ve paramiliter güçler arasında bir çatışma olarak başlayan olay, ardında yıkım ve umutsuzluk izleri bırakarak uzun süreli bir savaşa dönüştü.

İÇ SAVAŞIN ARDINDAN SUDAN İNSANİ KRİZLE BAŞA ÇIKABİLECEK Mİ? / hamaset.com.tr

Yazar: Dr. Majid Rafizadeh

Çeviri: Muhammet Hulusi Cengiz

Sudan'daki yıkıcı çatışmanın patlak vermesinin üzerinden bir yıl geçti. Ordu ve paramiliter güçler arasında bir çatışma olarak başlayan olay, ardında yıkım ve umutsuzluk izleri bırakarak uzun süreli bir savaşa dönüştü. 15 Nisan 2023'ten bu yana 8 milyondan fazla kişinin zorla yerinden edildiği ve binlerce kişinin komşu Çad ve Güney Sudan'a sığındığı bu kriz felaket boyutlarındadır.

Çatışmanın ortaya çıkardığı sayısız sorun arasında, Sudan'ın sağlık sisteminin çöküşü en acil olanlardan biri olarak duruyor. Çatışmalardan etkilenen bölgelerdeki hastanelerin yüzde 70 ila yüzde 80'inin çalışamaz hale gelmesiyle birlikte, siviller temel tıbbi hizmetlere erişimden yoksun kaldılar. Savaşın dolaylı sağlık sonuçları da aynı derecede vahimdir; kötü yaşam koşulları, temiz su eksikliği ve aşılara sınırlı erişim hastalıkların yayılmasını önemli derecede arttırmaktadır. Yeterli sağlık altyapısının olmaması da önlenebilir hastalıkları, yaşamı tehdit eden durumlara dönüştürerek zaten savunmasız olan nüfusun acılarını daha da artırıyor.

Sudanlı siviller üzerinde bir diğer kritik ve büyüyen endişe ise yaygın yetersiz beslenmedir. Gıda kıtlığı ve kesintiye uğrayan tedarik zincirleri yaygın bir açlığa yol açmış, başta çocuklar olmak üzere pek çok kişinin yetersiz beslenmesine sebep olmuştur. Besleyici gıdalara erişememek sadece fiziksel gelişimi engellemekle kalmamış, aynı zamanda sayısız kişiyi bir dizi sağlık komplikasyonuna karşı savunmasız bırakmıştır. Yetersiz beslenme sadece çatışmanın bir sonucu değil, çatışmanın ülkenin altyapısı ve ekonomisi üzerindeki yıkıcı etkisinin doğrudan bir sonucudur.

Buna ek olarak, Sudan'daki çatışmalardan kaynaklanan mülteci krizi, başta Çad olmak üzere komşu ülkeler üzerinde büyük bir baskı yaratmıştır. Halihazırda kendi sosyoekonomik sorunlarıyla boğuşan Sudan'ın komşuları, şimdi de büyük bir mülteci akınına ev sahipliği yapma ve ihtiyaçlarını karşılama sorumluluğuyla karşı karşıya kalmıştır.

Doğal kaynaklar, altyapı ve sosyal hizmetler üzerindeki baskı, var olan gerilimleri daha da kötüleştirerek bölgeyi daha fazla istikrarsızlaştırdığı açıktır. Önemli uluslararası destek olmadan, bu ülkeler, kendi kapılarında yaşanan insani krizin büyüklüğü karşısında ezilmekle karşı karşıyadır.

Bunun yanında insani yardım müdahalesinin yetersizliğini de ele almak hayati önem taşımaktadır. İnsani yardım kuruluşlarının övgüye değer çabalarına rağmen, Sudan'daki krize verilen yanıt ne yazık ki yetersiz kalmaya devam etmektedir. Bunun en büyük nedeni, temel yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını engelleyen sınırlı finansman, lojistik zorluklar ve erişilebilirlik kısıtlamalarıdır. Milyonlarca kişi yeterli gıda, barınma, sağlık hizmetleri ve diğer temel ihtiyaçlara erişemeden acı çekmeye devam etmektedir. Krizin temel nedenlerini ele almaya yönelik devam eden bir çaba gösterilmediği takdirde, insani yardım müdahaleleri etkilenen nüfusun ezici ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmaya devam edecektir.

 

“Uluslararası toplum, insani yardım operasyonlarına yönelik mali ve lojistik desteğini artırmalıdır”

Sudan'daki krize yönelik insani yardım müdahalesinin yetersizliğini gidermek için birkaç kilit adım atılmalıdır. Her şeyden önce hem hükümet hem de hükümet dışı kaynaklardan daha fazla fon sağlanması elzemdir. Bağışçılar, gıda dağıtımı, sağlık hizmetleri, barınma yardımı ve sanitasyon hizmetleri de dahil olmak üzere acil yardım operasyonlarının desteklenmesi için yeterli kaynak ayrılmasına öncelik vermelidir.

Ayrıca, lojistik zorlukları ele alarak ve insani yardım kuruluşları arasındaki koordinasyonu geliştirerek yardım dağıtımını kolaylaştırmak için çaba sarf edilmelidir. Bu, yardımların uzak ve ulaşılması zor bölgelere zamanında ve etkili bir şekilde dağıtılmasını sağlamak için özel tedarik zincirlerinin kurulmasını, iletişim ağlarının geliştirilmesini ve ulaşım altyapısına yatırım yapılmasını içerebilir.

Yine, savaşan taraflarca uygulanan erişim kısıtlamaları, insani yardım aktörlerinin engelsiz erişimini sağlamak için diplomatik müzakereler ve savunuculuk çabaları yoluyla ele alınmalıdır. Uluslararası toplum, bu zorlukları ele alarak ve etkili çözümler uygulayarak milyonlarca Sudanlı sivilin acılarını hafifletmek ve bölge için daha dirençli ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için çalışabilir.

Sudan'da uzun süredir devam eden çatışmaların sona erdirilmesi ve çapraz ateş altında kalan milyonlarca insanın acılarının hafifletilmesi için uluslararası toplumun acil bir şekilde siyasi adımlar atması da hayati önem taşımaktadır. Savaşan gruplar arasındaki müzakereleri kolaylaştırmak ve kalıcı bir ateşkes sağlamak için diplomatik çabalar yoğunlaştırılmalıdır.

Sudanlı Sivilleri Koruma Taahhüdüne ilişkin Cidde Deklarasyonu, Sudan halkının çıkarlarına ve refahına öncelik verilmesi gerektiğini vurgulayarak eylem için etkili ve pragmatik bir çerçeve sunmaktadır. Buna sivillerin aktif çatışma bölgelerinden gönüllü olarak ayrılmaları için güvenli geçişin sağlanmasının yanı sıra uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları yükümlülüklerine saygı gösterilmesi de dâhildir.

Ayrıca, uluslararası toplum Sudan'ın komşu ülkelerindeki insani yardım operasyonlarına yönelik mali ve lojistik desteğini de arttırmalıdır. Yardım dağıtımını arttırmak, sağlık sistemlerini güçlendirmek, yetersiz beslenme ve gıda güvensizliğinin temel nedenlerini ele almak için daha fazla finansmana ihtiyaç vardır.

Son olarak, Sudan'daki savaşın başlangıcından günümüze bir yıl geçmesi üzerine düşünürken, Sudan halkının zorluklar karşısındaki direncini ve gücünü de kabul etmeliyiz. İçinde bulundukları kötü durumu düşünerek, dayanışma ve tutku için bir toplanma çığlığı işlevi görmeli ve acılarını hafifletme çabalarımızı iki katına çıkarmamız için bize ilham vermelidir. Ancak, Kolektif eylem ve sarsılmaz bir kararlılıkla Sudan'daki savaşa bir son vermeyi umabiliriz.

Özetle, Sudan'da yaşanan insani kriz için uluslararası toplumun, güçlü ve eşgüdümlü bir müdahalede bulunmasını gerektirmektedir. Çatışmanın patlak vermesinin birinci yıldönümü, acilen harekete geçilmesi gerektiğine dair hayati bir hatırlatma işlevi görmektedir. Milyonlarca insanın çektiği acıların kontrolsüz bir şekilde devam etmesine izin verilemez. Dünya liderlerinin harekete geçme, yardım çağrılarına kulak verme ve Sudan'daki krizi sona erdirmek için birlikte çalışma zamanı gelmiştir.

Tercüme Kaynak: www.arabnews.com

Dr. Majid Rafizadeh: İran kökenli Amerikalı bir akademisyen, yazar ve ABD dış politikası uzmanıdır. Rafizadeh, Uluslararası Amerikan Konseyi'nin başkanıdır. Harvard Üniversitesi ve Harvard Uluslararası İlişkiler Konseyi'ndeki Harvard International Review'un yönetim kurulunda görev yapmaktadır.

*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Makalede ifade edilen görüşlerin sorumluluğu yazara aittir, söz konusu yazı ve görüşler Hamaset'in editoryal politikasını yansıtmayabilir.



DİĞER YAZILAR


Haritalar ile belirlenen sınırların ötesinde

2022 © Tüm hakları saklıdır.