AFGANİSTAN’DA YENİ BİR MİLİS GÜÇ MÜ OLUŞUYOR?

System.Web.UI.WebControls.Label / AFGANİSTAN’DA YENİ BİR MİLİS GÜÇ MÜ OLUŞUYOR? / AFGANİSTAN’DA YENİ BİR MİLİS GÜÇ MÜ OLUŞUYOR? / hamaset.com.tr

16 Ocak 2022 Pazar

803 Görüntüleme

DÜNYA
Ali Şahin | TÜRKİYE

İran’ın Afganistan politikası ve burada neler yapabileceği merak konusu. Zira İran, Şii nüfusun olduğu her bölgede bir etki alanı oluşturmaya çalışmıştır. Bunun en bariz örnekleri Lübnan’da Hizbullah, Yemen’de Ensarullah ve Irak ile Suriye’de Haşdi Şabi’ye verdiği desteklerdir.

AFGANİSTAN’DA YENİ BİR MİLİS GÜÇ MÜ OLUŞUYOR? / hamaset.com.tr

Afganistan’ın Taliban’ın eline geçmesinin ardından dünya kamuoyu gözünü bölgeye dikti. Hareketlenen bölgede, Afganistan’a 1.000 kilometre sınırı bulunan İran’ın politikası ve burada neler yapabileceği merak konusu haline geldi. Zira İran, Şii nüfusun olduğu her bölgede bir etki alanı oluşturmaya çalışmıştır. Bunların en bariz örnekleri Lübnan’da Hizbullah, Yemen’de Ensarullah ve Irak ile Suriye’de Haşdi Şabi’ye vermiş olduğu desteklerdir.

HAZARA POLİTİKASI NE OLDU?

Bilindiği üzere Afganistan çokuluslu bir yapıya sahip olup içerisinde Şii Hazaraları barındırmaktadır. Şimdiye kadar Hazaralara karşı sert politikalar izleyen Taliban’ın, yönetimi devraldıktan sonraki politikası merak edilen bir konu halini aldı. Taliban’ın iktidara gelmesinin ardından birleştirici ve iyimser mesajlar vermesi, gerek İran’da iktidarda bulunan muhafazakâr oluşumda gerekse dünya kamuoyunda “Taliban değişti mi?” sorusunu akla getirdi. Bu süreçte Taliban, Hazaraların Kerbela ayinlerini rahatça yapabileceği ve güvenliğini de kendilerinin sağlayacağını ifade etti. Bu esnada, Afganistan’da tekrardan faaliyete geçmeye çalışan DAEŞ’in Horasan kolu, iki Şii camiine bombalı saldırılarda bulundu. Bu olayların ardından İran’da bulunan farklı kurumlar, mevcut saldırıları kınayarak Hazara bölgesine gıda ve ilaç yardımı yaptı.

DEAŞ-İRAN ÇATIŞMASININ YENİ MESKENİ AFGANİSTAN MI?

Gelişmeler değerlendirildiğinde, İran’ın Afganistan’da bulunma isteği gözden kaçmayacak bir meseledir. Zira Afganistan, İran’ın güvenliği açısından büyük önem arz etmektedir. İran’ın şimdiye kadar Irak ve Suriye’de mücadele ettiği DAEŞ ile Afganistan’da da mücadele edeceği aşikârdır. Bu manada DAEŞ ile kendi sınırları içinde mücadele etmek istemeyen İran, Afganistan’da da birtakım faaliyetler içerisine girecektir.

MİLİS GÜÇLER KURULABİLİR

Hatırlanmalıdır ki, DAEŞ’in Irak’ta Şii camilerine saldırmasından sonra Irak’ın en önemli Şii lideri Ali Sistani’nin fetvası üzerine bölgede Haşdi Şabi milis güçleri kurulmuş ve DAEŞ’e karşı operasyonlar yürütülmüştü. Afganistan’da Şiilere yapılan saldırılar da benzer nitelikler taşımaktadır. Bu durum, yeni bir fetva ile Afganistan’da da bir milis güç kurulabilir mi ihtimalini akıllara getirmektedir. Eğer böyle bir durumla karşılaşılırsa yeni kurulacak olan milis güç, bizzat İran tarafından teşkilatlandırılabilir. Zira İran’ın mevcut Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’nin 1990’lı yıllarda Afganistan’da Taliban’a karşı mücadele ettiği iddia edilmektedir. Bu manada Kaani’nin burada oluşturulacak yeni bir milis güç ile yakından ilgileneceği düşünülmektedir.

FATİMİYYUN TUGAYLARI DA SAHAYA SÜRÜLEBİLİR

Bununla birlikte İran, yeni bir milis güç oluşturulmaktan ziyade var olan Fatimiyyun Tugaylarını da bölgede sahaya sürebilir. Bilindiği üzere Fatimiyyun Tugayları, 2013 yılında kurulmuş olup İran DMO’ya bağlı Afgan Hazaralardan oluşan bir milis güçtür. Sayıları günümüzde 10 binden fazla olan bu grup, Suriye’de İran çıkarları doğrultusunda DAEŞ’e ve muhaliflere karşı savaşmıştır. Bu kapsamda düşünüldüğünde İran’ın yeni bir milis güç kurarak hem ekonomik hem de zaman anlamında bir kayba uğrama riskini almayarak bölgeyi bilen ve ideolojik olarak kendisine bağlı olan Fatimiyyun Tugaylarını Afganistan’da sahaya sürebileceği ihtimali de yüksektir. Afganistan’da ciddi bir nüfusa sahip olan Hazaralar, milis güç olarak Fatimiyyun Tugaylarına destek vermekten kaçınmayacaktır. Ancak İran’ın Irak ve Suriye’de milis güç kaybı yaşamamak adına bunları mevcut bölgelerinden çekmeyebileceği ihtimali de düşünülmesi gereken bir husustur.

AFGANİSTAN YENİ LÜBNAN OLMAYACAK

Bütün bu senaryolar göz önüne alındığında İran’ın milis güç yaratma ya da olanı sahaya sürme durumuna karşı Taliban’ın nasıl bir yanıt vereceği önemlidir. Esasında Taliban’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı “Afganistan, yeni Lübnan olmayacak” açıklaması bu noktada büyük önem arz etmektedir. Bu açıklamayla birlikte Taliban, İran’ın Hizbullah üzerinden Lübnan’da güç devşirdiğini ve Afganistan’da buna müsaade etmeyeceklerini dile getirmiştir.

Geçtiğimiz yıllarda İran ile Taliban arasındaki ilişkilerin pek de iyi olmadığı bilinmektedir. ABD’nin Afganistan işgalinde ve Taliban’ın devrilmesi sürecinde İran, ABD’ye net bir şekilde destek vermiştir. Ancak ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlar ve Taliban’ın ABD’ye karşı başarısı iki taraf arasındaki ilişkilerin yumuşamasına sebep olmuştur. Hatta son dönemlerde iki taraf arasında görüşmeler gerçekleşmiş ve İran, Taliban ile ekonomik alanda ilişkiler kurmaya yönelik adımlar atmıştır. Taliban ise Şii camiine yapılan saldırılar karşısında ölen Şii Hazaraları şehit ilan etmiş ve saldırıya ilişkin 11 DAEŞ militanını tutukladığını açıklamıştır.

DAEŞ’E KARŞI İŞBİRLİĞİ İHTİMALİ

Son dönemlerde İran’ın Afganistan ile görüşmeleri ve İran’daki mevcut hükümetin Taliban’a müspet bakması iki taraf arasında DAEŞ’e karşı işbirliği zemini oluşturabilir. Zira İran bu nokta da kendi sınır güvenliğini ve ülkedeki Şii Hazaraları ön plana sürerek, Afganistan’da var olma durumunu meşru hale getirebilir. Taliban ise uluslararası sisteme entegrasyon ve komşu ülkelerle iyi ilişkiler kurma amacıyla bu durumu bir fırsat olarak değerlendirebilir. Ancak İran ile böyle bir anlaşma yaparken öne süreceği şartlar önemlidir. Örneğin Taliban DAEŞ’in ülkeden yok edilmesinin ardından kurulabilecek bir milis gücün ileride Afganistan İslam Emirliği’ne katılmasını isteyebilir.

Sonuç olarak, İran’ın İslam Devrimi’nden itibaren bölge ülkelerinde var olmak için Şii milisleri kullandığı bilinmektedir. Afganistan’da da böyle bir yapılanma içine girebileceği düşünülmektedir. Bu bağlamda bakıldığında, son günlerde Şii camilerine yapılan saldırıların bu girişimi meşru hale getirme ihtimali ortaya çıkmaktadır. İran’ın böyle bir yapılanma için yeni bir oluşum içine mi gireceği, yoksa var olan bir gücü burada sahaya mı süreceği merak konusudur. Yeni bir gücün eğitilmesi ve donatılması İran açısından hem vakit kaybı hem de ekonomik olarak maliyetli olabilir. Bu durum İran’ın var olan Şii Fatimiyyun Tugaylarını burada sahaya sürme ihtimalini ortaya çıkarabilir. Taliban’ın İran’a birtakım şartlar sunarak bu milis gücü kabul etme ihtimali olabilir. Ancak İran’ın Afganistan’daki paralel yapılanması ile yeni bir çatışma alanı oluşması ihtimaline karşı, Taliban’ın bu talebi kabul etmeme ihtimali yüksek görünüyor.



DİĞER YAZILAR


Haritalar ile belirlenen sınırların ötesinde

2022 © Tüm hakları saklıdır.