ALEKSEY NAVALNİ’DEN POSTMODERN LENİN ÇIKAR MI?

System.Web.UI.WebControls.Label / ALEKSEY NAVALNİ’DEN POSTMODERN LENİN ÇIKAR MI? / ALEKSEY NAVALNİ’DEN POSTMODERN LENİN ÇIKAR MI? / hamaset.com.tr

1 Şubat 2021 Pazartesi

652 Görüntüleme

DÜNYA
Kamal İlhamoğlu | AZERBAYCAN

ALEKSEY NAVALNİ’DEN POSTMODERN LENİN ÇIKAR MI? / hamaset.com.tr

"İsviçre, bilindiği gibi, İtalya, Fransa, Almanya ve Avusturya ile çevrilidir. İhtilâlci Lenin’in, itilâf devletleri topraklarından geçmesi de yasaklanmıştır. Rus uyruklu olduğu, yani düşman sayıldığı için, ne Almanya’da kalmasına ne de geçmesine izin verilir. Ama Lenin’in Almanya’dan izin alarak Rusya'ya geçmesi gerekiyor. Yalnız, Lenin’i düşündüren bir şey var: "Sorumluluk". Yazılarında, Kaiser Almanyası’nı en sert şekilde eleştirmiştir. Şimdi onunla ilişki kurmaya çalışmak nasıl karşılanır? Bunu, ihanet sayarlar. Kendi ülkesinde ondan şüphe edecekler. Onu Alman ajanı sanacaklar. Zannedilecek ki, onu Almanlar Rusya’ya gönderdiler. Töhmet altında kalacak. 9 Nisan 1917 günü, saat tam üçte, Zaehringer Hof Lokantasında karın doyurduktan sonra yola çıkan pejmürde giyimli küçük bir topluluk, Zürich istasyonuna yönelmiştir”. Bu cümleler Stefan Zweig’ın Kurşun Mühürlü Tren kitabından. Devrim öncesi Almanya'dan geçerek Rusya'ya gelen Lenin’in hikâyesini anlatıyor.

Geçtiğimiz hafta Almanya’dan bir “devrimci” daha Rusya’ya döndü; Aleksey Navalni. 

Geçtiğimiz hafta Almanya'dan bir “devrimci” daha Rusya'ya döndü; Aleksey Navalni. Rusya’ya indiği anda gözaltına alındı. Bunun üzerine destekçileri sokaklara çıktı. Protestolar oldu. 2 bine yakın kişinin gözaltına alındığına dair haberler yapılıyor. Navalni'nin Almanya’dan flash diskinde getirdiği video ve hemen akabinde yaşanan olayları aşağı-yukarı hepimiz izlediğimiz için geniş geniş anlatmaya gerek duymuyorum. Ancak sorulması gereken önemli sorular var; "Rusya’da bir devrim yaşanacak mı?" ve "Navalni Putini devirecek mi?" Bu sorulara evet ya da hayır şeklinde kısaca cevap verebiliriz. Hayır! Rusya’da bu olayların neticesinde hiçbir değişiklik olmayacak. Putin, bu yaşananlardan daha güçlenerek çıkacak.

Önemli olan esas soru neydi peki? "Bu olayların bizim coğrafyamızdaki karşılığı ne oldu?" Batı veya küreselciler Rusya’daki fotoğraf karesinin neresinde? Öncelikle şuradan başlamak gerekiyor ki, Nalvalni Rusya topraklarına ayak basarbasmaz yakalanacağını biliyordu. Fakat soyunduğu rolün karşılık bulabilmesi için buna ihtiyacı olduğunun farkındaydı. ‘Mağdur, muhalif lider’. Bu yeni rol ile youtuber rolünden kurtulacak ve Putin’in tek rakibi konumuna yükselecekti. Küreselciler de parmakları deklanşörde bu anı bekliyorlardı. Yani Navalni de Batı’da onu destekleyenler de ilk aşamada isteklerine ulaştılar.

Türkiye ve Azerbaycan’da Navalni için bazı kesimler tarafından çizilen yapay ’demokrat’ ‘cesur’ lider imajına itibar edilmemelidir. Nalvalni Putin’le kıyaslandığında, yapı itibarıyla ondan daha şovenist daha faşizan bir kimliğe sahiptir. Navalni’nin 2008 yılında Rusya-Gürcistan arasında ihtilaflar yaşanırken Gürcüleri kastederek söylediği “Kemirgenlerin genelkurmayına gerçekten bir füze ateşlemek gerekiyor” cümlesi, Belarusların dili hakkında sarf ettiği cümleler,Kırım’ın ilhakı sırasındaki tutumu ve eski Sovyet ülkelerinin vatandaşlarına karşı zaman-zaman ifade ettiği cümleler onun nasıl bir faşist tutum içinde olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Bugün onun hakkında güzellemeler yapanlar birkaç adım geriye bakmalıdır. Özellikle Rusya’da yaşanan olaylarla Türkiye ve Azerbaycan arasında benzerlikler kurarak fikir beyan edenlerin eleştirilerini kabul etmek mümkün değildir. Bu düşünceler bizim toplumlarımızda kendilerine hâkimiyet alanı açmak isteyenlerin düşüncelerinden öte yana geçmemektedir. Bunu yapanlar coğrafya ve tarih bilincinden uzaktır. Nalvalni olayını örnek alarak, bu olayların Türkiyeye de yansıyacağını düşünenlerin umutları boşa çıkacaktır.  Türkiye geçmişte olduğu gibi bugün de emperyal merkezlerin hedefindedir.  Buna rağmen son on yılda Türkiye, girdiği sınavlardan başarıyla çıktı ve bağışıklık kazandı. Uluslararası fonların desteği ile hareket edenlerin başarılı olma ihtimali yok derecesindedir.

Navalni'nin Treni Kafkasya'ya Demokrasi Vadediyor mu?

Biz bunun bir örneğini geçtiğimiz aylarda Karabağ savaşında da gördük. Türkiye ve Azerbaycan’ın dünyaya verdikleri mesaj çok netti. Bu mesajlarla Batı karşısında Kafkasya’ya yeni umut oldular. Bundan sonra bu topraklarda insanların beklentileri ‘demokrat’ Batı’dan değil, bu topraklara gönül veren Türklerden olacak. Evet, Putin'in Kafkasya'ya yönelik politikası, Rus İmparatorluğu’nun çıkarlarıyla bağlantılıdır. Ancak "demokratik" diye nitelenen Navalni'nin bizim coğrafyalara dair planları Putin’in bu konudaki düşüncelerinden farklı değil, hatta daha sert olduğunu bile söyleyebilirim. Bu noktada Navalny’nin Lenin ile benzerlik gösterebileceğini düşünüyorum.

Son aylarda Nalvalni’yi sahaya sürenlerin tutumunu Karabağ savaşı sırasında gözlemleme fırsatımız olmuştu. Yine bir ‘tren’ Almanya’dan hareket ederek Rusya’ya doğru geldi. 1917’de gelen trendekilerin dünyaya ve coğrafyamıza yaptıkları ortadadır. Bu yeni tren de dünyaya hiç iyi şeyler vadetmiyor.



Yazara Ait Diğer Yazılar

DİĞER YAZILAR


Haritalar ile belirlenen sınırların ötesinde

2022 © Tüm hakları saklıdır.